Tezgahtar Erkan internette Seda Sayan ile arkadaş oldu. Gaziantep'ten İstanbul'a gitti. Hamile eşine boşanma davası açtı.
Seda Sayan, İstanbul Gayrettepe’deki Astoria Alışveriş Merkezi’nde 4 gün önce bir gençle görülmüş ve habercilere “Arkadaşız, yanlış bir şey yazmayın” demişti. O gencin Gaziantepli tezgahtar Erkan Çelik (27) olduğu ortaya çıktı.
Erkan’ın ikinci çocuğuna 7 aylık hamile 5.5 yıllık eşi Emine Çelik (26) POSTA’ya şunları söyledi: “Erkan 1 Aralık’ta ‘Asker arkadaşım ile buluşacağım’ diyerek evden çıktı ve bir daha dönmedi.
Evliliğimizde sorun olmamasına karşın 27 Aralık'ta da boşanma davası açtı.
DİŞLERİ PORSELEN OLMUŞ
“‘Ne oldu bize?’ diye düşünürken POSTA’da Seda Sayan ile Erkan’ın fotoğrafını görünce şok geçirdim! Erkan ile Seda Sayan’ın 2 ay önce twitter’da tanıştıklarını biliyordum. Ama bunun olacağı aklıma hiç gelmemişti. Biz ayda 800 TL ile geçinmeye çalışan bir aileyiz.
İstanbul’daki tanıdıklar söyledi; Erkan dişlerini porselen yaptırmış. Şık giyiniyormuş. 30 bin TL’lik arabaya biniyormuş. Erkan’ın cebi de değişmiş. Ulaşılmıyor. 5 yaşındaki oğlum İsa ve karnımdaki bebekle ortada kaldım.”
ŞAKA DERKEN KAKA OLDU
“Erkan kız kardeşime ‘Seda sesimi çok beğendi, beni uçakla İstanbul’a getirtti. Bana kaset yapacak. Söyleyin Emine’ye beni boşasın’ demiş. Erkan’ın sesi yoktur ki! Bir de ‘Seda Sayan’a söz yazıyorum’ demiş. Hayatında bir kere bana şiir yazmıştı hepsi o! Galiba ortada ilişki var. Seda Sayan’ın benden haberi olmayabilir.”
Kayınpeder Mustafa Yağcı ise “Erkan, Seda Sayan ile internetten sürekli yazıştıklarını söylüyordu. ‘Hee hee’ dedik. Şaka derken kaka oldu” diye konuştu.
SEDA SAYAN'DAN BASIN AÇIKLAMASI
Bu arada Seda Sayan, yaptığı basın açıklaması ile hakkında çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Seda Sayan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Bugün bazı gazetelerde hakkımda çıkan haberlerin yayınlanmasında emeği geçen herkesi esefle kınıyorum.
Ucuz bir tiraj kaygısına manevi değerlerim ve şahsiyetim kurban edilmiştir.
Bir telefonun tuşları kadar yakın olmama rağmen beni aramayarak ya da menajerim Stelyo Pipis’e veya iletişim danışmanım Özgür Aras’a ulaşmayarak tek taraflı bir yayınlarla sergilenen bu tavır içinde barındırdığı kötü niyeti zaten bana bile gerek kalmadan kendiliğinden kamuoyuna sunmuş durumdadır.
İçine çekilmeye çalışıldığım bu çirkin polemiğe prim verecek değilim.
Beni bugünlere taşıyan Türk halkının sahip olduğum değer yargılarından şüphesi olmayacağına olan inancımla, gazetecilik mesleğinin ilke ve değerlerini hiçe sayarak aleyhimdeki çirkin bir iftiraya alet olmayı seçen bu zihniyetle savaşımı yargısal platforma taşımakta tereddüt etmeyeceğim.
Benim vicdanım rahat.
Ancak iftiralarla beslenen ruhların sonsuz bir huzursuzluğa mahkum olduğunun bilincinde olarak her zaman söylediğim bir sözle bitirmek istiyorum açıklamamı:
HERKES KALBİNİN EKMEĞİNİ YER…
Saygılarımla,"